Sahada kazanabilir, yine de en çok önem taşıyan şeyi kaybedebilirsin.

Çoğu sporcunun ve taraftarın gözden kaçırdığı şey budur.

Christian Atsu - Futbol

Sporda Zafer

Christian Atsu, hem sahadaki yeteneği hem de saha dışındaki nezaketiyle dünya çapında tanınan, Ganalı profesyonel bir futbolcuydu. Kariyeri boyunca Avrupa’da çeşitli kulüplerde forma giydi ve aynı zamanda Gana Milli Takımı’nın önemli bir oyuncusu haline geldi. Türkiye’deki pek çok futbolsever, özellikle onun Türkiye Süper Ligi’nde Hatayspor formasıyla geçirdiği dönemi hatırlamaktadır.
 
Başarıya, şöhrete ve uluslararası tanınırlığa sahip olmasına rağmen Atsu, Tanrı’ya olan inancının öneminden açıkça bahsederdi. Arkadaşları, takım arkadaşları ve antrenörleri onu sıklıkla; alçakgönüllü, cömert ve başkalarına karşı duyarlı biri olarak tanımlarlardı. Ayrıca, memleketi Gana’da ihtiyaç sahibi çocuklara ve ailelere yaptığı yardımlarla da tanınıyordu.
 
Christian Atsu bir keresinde şöyle demişti:
“Her şey için Tanrı’ya her zaman şükrediyorum.”
 
O ayrıca gençleri; zor zamanlarda Tanrı’ya güvenmeye ve hayatın, sadece futboldan ibaret olmadığını hatırlamaya teşvik ederdi.
 
Atsu, hayatı boyunca gerçek zaferin yalnızca gollere, kupalara veya popülerliğe değil; inançla, alçakgönüllülükle ve başkalarına duyulan şefkatle yaşamaya dayandığını gösterdi. Onun hikâyesi, hem Afrika’da hem de Türkiye’de pek çok insana; sporun ve başarının ötesinde umut ve anlam aramaları konusunda ilham vermeye devam ediyor.

Hayatta Zafer

Sporcular, uzun zamandır zafere ulaşmayı arzulamaktadır. Yıllar süren antrenmanlar, öz disiplin, azim, sabır ve kararlılık; hedefe yönelik hazırlığın birer parçasıdır. İster bir takım oyuncusu olarak ister bireysel düzeyde yarışsınlar; umut, zaferin ilan edildiği o belirleyici ana erişebilmektir.

Gerçek Zafer Nedir?

Antik Yunan’ın bir Olimpiyat şampiyonu olan Krotonlu Astylos, üç farklı Olimpiyatta en büyük zafere ulaşarak, o saygın zeytin dalı çelengini tam altı kez başına takmıştır. Rekorlar kıran bir koşucu olan Astylos’un asıl ün kaynağı, sporcuların tam teçhizatlı zırhlar içinde koştuğu bir yarışmayı kazanmış olmasıydı. Astylos şöhret ve nam kazanıp başarılı sporculuğun zirvesine ulaşanlar arasına girmiş olsa da, hayatını yenik düşmüş ve yalnız bir adam olarak noktaladı. Hemşehrileri, onun Syracuse adına yarışmak karşılığında rüşvet aldığını öğrendiler. Adını lekelemek amacıyla Kroton halkı, Astylos’un heykelini yıktı ve evini bir hapishaneye dönüştürdü. Ailesi ise onu reddetti.

Astylos’un zaferi geçiciydi. Kutsal Kitap şöyle der: “Yarışmalara katılan her sporcu, her konuda kendine hakim olur. Onlar bunu, çürüyüp gidecek bir taç kazanmak için yaparlar; biz ise çürümeyecek bir taç için” (1. Korintliler 9:25). Gerçek ve kalıcı zafer; kupalarda, madalyalarda ve insanların övgülerinde bulunmaz. Bugün podyumun zirvesinde duran galibin yerini, yarın bir başkası alacaktır. Yaş, sakatlıklar ve giderek sönen popülerlik; zaferin kalıcı olmasını engeller.

Gerçek zafer makamda değil, bir Kişide —İsa Mesih’te— bulunur. “İnsan bütün dünyayı kazansa, ama kendi canını yitirse, bunun ona ne yararı olur?” (Markos 8:36) Dostum, eğer gerçek zaferi istiyorsan, o senin için çoktan kazanılmıştır.

İsa Mesih olmasaydı, hepimiz kaybeden olurduk. “Çünkü herkes günah işledi ve Tanrı’nın yüceliğinden yoksun kaldı” (Romalılar 3:23). Günahkâr olduğumuz için, hepimiz günahın mahkûmiyeti altındayız. Yenilgi kesindir.Günahımızın mahkûmiyeti bizi cehennemde sonsuz bir ölüme sürükleyecektir. “Çünkü günahın ücreti ölümdür…” (Romalılar 6:23). “Bu nedenle, günah bir insan aracılığıyla, ölüm de günah aracılığıyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı; çünkü hepsi günah işledi” (Romalılar 5:12). Eğer Tanrı’nın On Emri’nden tek birini bile çiğnediysek, Tanrı’nın huzurunda mahkûm edilmiş olarak duracağız. “Çünkü Kutsal Yasa’nın tümünü yerine getirip de tek bir konuda tökezleyen kişi, yasanın her noktasından suçlu duruma düşer” (Yakup 2:10).

Tanrı bizi o kadar çok sevdi ki, tek, kusursuz ve günahsız Oğlu’nun bizim yerimize acı çekmesine izin verdi. O, bizim yerimize geçti. “Çünkü Tanrı dünyayı öyle sevdi ki, biricik Oğlu’nu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun” (Yuhanna 3:16). “Tanrı, günahı tanımayan Mesih’i, bizim için günah kurbanı yaptı…” (2. Korintliler 5:21). “Tanrı ise bize olan sevgisini şununla kanıtlıyor: Biz daha günahkârken, Mesih bizim uğrumuza öldü. Böylece şimdi O’nun kanıyla aklandığımıza göre, O’nun aracılığıyla Tanrı’nın gazabından kurtulacağımız çok daha kesindir” (Romalılar 5:8-9).
Zaferimiz, İsa Mesih’in mezara ve cehenneme karşı üstün geldiği an kazanıldı. “Ey ölüm, dikenin nerede? Ey mezar, zaferin nerede?.. Ama Tanrı’ya şükürler olsun! Bize zaferi veren O’dur” (1. Korintliler 15:55, 57). “Kutsal Yazılar uyarınca Mesih’in günahlarımız için öldüğü, gömüldüğü ve Kutsal Yazılar uyarınca üçüncü günde dirildiği…” (1. Korintliler 15:3-4).
Mesih’in zaferi, bizim sahiplenmemiz için hazırdır. Ödül ise, cennette O’nunla birlikte geçirilecek sonsuz yaşamdır. “Ama O’nu kabul edenlerin, yani O’nun adına iman edenlerin hepsine, Tanrı’nın çocukları olma hakkını verdi.” (Yuhanna 1:12). “Çünkü Rab’bin adını çağıran herkes kurtulacaktır.” (Romalılar 10:13).

Dostum, geçici zaferlerle yetinme. İnsanların övgüleri, maddi kazançlar ve finansal başarı, sana asla gerçek huzuru ve tatmini getirmeyecektir. Gerçek zafer, senin adına çoktan kazanılmıştır! Eğer İsa Mesih’in çarmıha gerildiğine, gömüldüğüne ve senin uğruna dirildiğine inanıyorsan; ve O’na tek Kurtarıcın olarak güveniyorsan, tüm günahlarının bağışlanmasını ve sonsuz yaşam armağanını alacaksın. İleri atıl ve bu armağana sahip çık. Bugün Rab İsa Mesih’i çağır!